Rozasea (Gül Hastalığı)

Rozasea (Gül Hastalığı)

Gül hastalığı, yüz bölgesindeki belirli kan damarlarının genişlemesine, yanak ve burunda kızarıklıklar ortaya çıkmasına ve sivilce benzeri şişliklere neden olan kronik bir cilt hastalığıdır. Kızarıklık ve sivilce benzeri şişlikler daha çok burun, yanaklar, alın, çene, boyun ve göğüs bölgesinde görülür.

Gül hastalığı özellikle kadınlarda ve açık tenli kişilerde sıklıkla görülür. Erkeklerde bu durum daha da kötüleşerek ortaya çıkabilir. Tedavisi genellikle ortaya çıkan semptomlara yönelik olarak uygulanır.

Gül Hastalığı Neden Olur?

Kesin nedeni bilinmemekle birlikte, cilt hassasiyeti, UV ışınları gibi çevresel faktörler ve stres etkenleri yanı sıra ciltte yaşayan mikroplar, yüzde bulunan kan damarlarındaki anormallikler ve mikroskobik akarlara karşı cildin verdiği kimyasal reaksiyonun sonucu gül hastalığının ortaya çıktığı görülmüştür.

Rozase (Gül hastalığı) nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • Bağışıklık sisteminin bozulması
  • Strese bağlı olarak sinir sistemi problemleri
  • Mikroskobik cilt akarları
  • Helikobakter pilori gibi enfeksiyona neden olan bakteriler
  • Vücuttaki bir proteinin arızalanması
  • Güneş ışınlarına maruz kalma
  • Yoğun soğuk veya sıcak hava
  • Alkol ve kafein tüketimi
  • Hormonal değişiklikler
  • Sıcak ve baharatlı yiyecekler
  • Yoğun egzersiz
  • Kullanılan cilt ve/veya saç ürünleri
  • Sinnamaldehit içerikli gıda-ürün tüketimi (domates, narenciye, tarçın, çikolata vb.

Ayrıca genetik yatkınlık, kan damarlarındaki sorunlar, bağışıklık ve sinir sistemi, demodeks gibi deri akarları ve bağırsak bakterileri de gül hastalığına neden olan etkenler arasında yer alır.

Gül Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Gül hastalığında burun yanak, alın ve çene gibi yüz bölgesinde kızarıklık, kan damarlarının belirginleşmesi, kaşıntılı sivilce görünümü şeklinde döküntüler, ciltte yanma hissi yaygın belirtiler olarak ortaya çıkar.

Akne rozasea yani gül hastalığı belirtileri genel olarak şunlardır:

  • Yüzde kızarıklık. Burun yanak, alın ve çene gibi yüz bölgesinde kızarıklık gül hastalığının en yaygın belirtisidir.
  • Döküntü. Kan damarlarında gelişen duruma bağlı olarak sivilce benzeri kaşıntılı döküntüler ortaya çıkar.
  • Kan damarlarının belirginleşmesi. Özellikle yüzde, ince, kırmızı çizgiler şeklinde kan damarları daha belirgin hale gelir.
  • Yanma, batma ve ağrı hissi. Yüz bölgesinde yanma ve batma hissi ortaya çıkar. Yüz bölgesi su ile yıkandığında ya da cilt bakım ürünleri kullanıldığında bu yanma daha keskin hale gelir.
  • Gözlerde tahriş oluşması. Gül hastalığında gözlerde kızarma ve sulanma meydana gelir. Arpacık meydana gelebilir.
  • Ciltte ve deride kalınlaşma. Gül hastalığı bulunan kişilerin cildinde bariz kalınlaşma ve sertleşme meydana gelir.
  • Cildin kuru ve pürüzlü hale gelmesi. Cildin çok kuru ve pürüzlü görünmesi de gül hastalığında görülen belirtiler arasında yer alır.
  • Kızarıklıkların daha uzun sürede geçmesi. Başlangıçta kısa sürede geçen kızarıklıklar ilerleyen süreçte kalıcı hale gelebilir.

Sorunuz mu var?

Sorularınızı yanıtlamak ve size en uygun çözümleri sunmak için buradayız

Cerrahi müdahale (ameliyat) gerektirmeden, genellikle iğneli işlemler, lazer teknolojileri veya özel cihazlar kullanılarak cildi gençleştirmeyi, yenilemeyi ve şekillendirmeyi amaçlayan güvenli uygulamalardır. Botulinum toksin (botoks), dolgu, gençlik aşıları, mezoterapi ve lazerle cilt yenileme en popüler örnekleridir.

  • Botoks: Mimik kullanımına bağlı oluşan dinamik kırışıklıkları (alın, göz çevresi vb.) kasları geçici olarak gevşeterek hafifletir.

  • Dolgu: Yaşla birlikte azalan hacmi geri kazandırmak, derin kırışıklıkları doldurmak veya hatları belirginleştirmek (dudak, çene, elmacık kemiği) amacıyla kullanılır.

Hayır, işlemler oldukça konforludur. Uygulama öncesinde bölgeye lokal anestezik kremler sürülerek cildin uyuşması sağlanır. Ayrıca kullanılan birçok enjektör veya cihaz sistemi kendinden ağrı azaltıcı teknolojilere sahiptir.

Evet, medikal estetik uygulamalarının en büyük avantajı "öğle arası estetiği" olarak adlandırılmalarıdır. İşlem sonrasında hafif bir kızarıklık veya küçük morluklar oluşabilir ancak bunlar makyajla kolayca kapatılabilir ve sosyal hayatınızı etkilemez.